"Enter"a basıp içeriğe geçin

Perdenin Arkasında Ne Var?

“Delilik çoğunlukla başka bir kılığa bürünmüş akıldan başka bir şey değildir.”
Johann Wolfgang Von GOETHE

Bence delilik dediğimiz şey bir perdeden ibaret. Ya onun önünde akıllı durursun yada arkasında bir deli. Kimin o perdenin neresinde olduğunu kimse bilemez bazen kişinin kendisi bile. Kendini akıllı zannedenler korkar o perdeyi aralamayı, hayat onun için zaten öyle yada böyle geçiyordur. Gerek duymaz yersiz heyecana, bir gün doğduğu gibi ölecektir zaten. Deli olanın ise kendi hayal dünyası vardır, o dünya sadece ona aittir kimse anlamaz onu. Bence iki durumda uzun süreli düşünülürse sıkıcıdır. O perdeyi bulmak ve aralamak cesaret ister, adımını öyle bir atacaksın ki bir bacağın perdenin önünde diğeri arkasında kalacak. Ancak bu şekilde hayattan tad alır belki de başarılı olursun.
Hangimizin içinde biraz da olsa delilik yok ki, bazen uçmak isteriz bazen keşfetmek bazen ise çığlık atmak. Ama sosyal çevre, aile ve iş çevresi sürekli halde üstümüzde baskı yaratmakta ve bizi uyarmaktadır. Bu baskıdan dolayı içimizdeki delilik duygusu bastırılmış, bir yerlerde köreltilmiştir. Ama bizim bahsettiğimiz deliliğin kimseye zararı yok ki bu sadece bizim yaşam tarzımız ve herkesin birbirini bu şekilde anlaması ve kabullenmesi gerekmektedir. Delilik dediğimiz şey kimsenin göremediği bir hayal dünyasını senin görüp yaşayabilmendir.

Delilik kötü bir şey diyorlar ya deliler gibi sevmek yada deliler gibi çalışmak sizce kötü bir şey mi? Deli dediğiniz Albert Einstein dünyanın en ünlü bilim adamı değil miydi? Yada Picasso bir devrin en ünlü ressamı? Bu örnekleri duyunca insanın deli olası gelmiyor mu?

Sınırlarınızı aşmak istiyorsanız, fark yaratmak istiyorsanız, hayatta mutlu olmak için, korkmayın içinizdeki o deli çocuğu biraz gün yüzüne çıkartmanın kimseye zararı olmayacaktır.

Siz en iyisi bunu biraz düşünün…

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir