"Enter"a basıp içeriğe geçin

Ölüm Üzerine …

Hayatta her şeyin varoluşu bir dengeye bağlı ise ölümde yaşamın dengesidir. Ölüm bir vücudun çürümesi ve artık ruh ile vücudun arasındaki bağın kopması demektir bazılarına göre bazılarına göre de zamanı geldiğinde olması gereken şeydir sadece. Ölüm ağaçta asılı duran meyvenin kopmasıdır dalından ve düşmesidir tekrar o ağacın dibine ve her düşen meyve ağaca döner tekrar, yani kendi özüne. O zaman ölüm kimedir tekrar dönülecekse öze ve tekrar gelinecekse başka bir meyve ile.

Ölüm unutulanadır. Ölüm yoktur dünyada unutulmak vardır. Derler ya ölümsüz olmak için ne yapmalıyım, ararlar ya simyada, simya derki onlara hayatın özüne in insanlık için bir şeyler yap ve öyle şeyler yap ki dünyada adın kazınsın yerlere göklere, işte ölümsüzlük budur. Newton’un öldüğünü kim söyleyebilir, her nesnenin yere düştüğünde yer çekimine karşı koyamamasını seyrederken. Hayatın özünü nerden bulacağız derseniz çok uzaklara değil kendi içinize bakın orda bir yerlerde bulacaksınız sırrı ve farkındalık anahtarını.

Farzedin ki çok sevdiğiniz birisi öldü diye, feryadınız figanınız niye? Onu bir daha görememek mi, eline dokunamamak , gözlerine bakamamak mı? O zaman ben size doğrusunu söyleyeyim onun için değil kendiniz için üzülüyorsunuz. Kendiniz için üzülmeyi bırakın. Yıllarca görmediğiniz, sesini işitmediğiniz kişilerden ne farkı vardır toprak altında yatanın. Eğer unutmuyorsan sevdiğini ve yaşatıyorsan içinde işte ölümsüzlük budur. Ölümsüzlük yaşatana aittir ölene değil. Ölen sadece hayatta kendine düşen dengeyi sağlamıştır, yeni taze yaşamlara yol açmak için toprağa dönmüştür yine.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir