"Enter"a basıp içeriğe geçin

Maji

Maji’nin varoluşu insanoğlunun varoluşu ile birlikte başlamıştır. Majistik güç, insanoğlunun özündeki gücü fark ederek bu enerjiyi kullanabilmesine denir. Bu güç aslında yok olanı baştan yaratan bir güç değil, varolanı görebilmeye, anlamaya ve yönetmeye yarayan bir güçtür. Bu güç yaratılıştan itibaren insanın özünde gizlenmiş ve insanın hayatta yaşaması için gerekli doğal olguları keşfetmesini sağlamıştır.

Bilimde bu şekilde oluşmuştur, insan önce içindeki yaratıcılık gücünü keşfeder ve sonrasında kozmik evrende var olanı görüp bunu herkesin anlayacağı ve kullanacağı şekilde gün yüzüne çıkartır. Bu olay tabiî ki burada anlatmaya çalıştığım kadar kolay bir öğreti değildir. Öğreti diyorum çünkü bu majistik gücü doğru işleyebilmek ve kullanabilmek için belli bir öğretiye ve ritüelleri bitirmek gerekir. Maji bir çok yerde cahilce büyücülük ile itham edilmiş ve edilmektedir. İnsanlar doğada kendi beyinleri ile ilgili algılayamadıkları tüm olayları doğaüstü güçler olarak adlandırmışlar ve bundan dolayı korkmuştur.

Tarih boyunca bir çok maji okulundan bahsedilmiştir. Bu okullarda ne öğretiliyordu her zaman bir sır konusu olmuştur ve halen bu sırrı korumaktadır. Kendilerine bu konuda saygı duyuyorum. Çünkü bu güç öyle bir güçki egosuna yenilmiş biri bu güce sahip olduğu düşünülürse yapabileceklerini düşünmek bile istemem. Maji okullarında bu öğretiler ustadan öğrenciye aktarılmış ve bir çok ritüelden sonra çırak usta olabilmiştir. Tabi bu aşamalar zorlu aşamalar olup bir çok öğrencide yarı yolda kalmış veya algılarındaki bu olağanüstü değişimi vücutları kabul etmeyip delirmişlerdir. Bunun için bu öğreti gerçek ustaların elinde bir cevhere, sahtekârların elinde bir ölüm tuzağına dönüşmüştür. Benim tezime göre önce maji’yi öğrenip kabullenebilecek fiziksel güçlere sahip olunmalı, bu gücü ortaya çıkartmasında yol gösterecek doğru kişileri bulmalı, sonra insanın içine dönüşü ve bu gerçeği aydınlatabilecek ışığı bulmalı. Sonrasında bu ışık ile birlikte var olanı gün yüzüne çıkartmalıdır. İşte burada Kara maji ve Ak maji’den bahsetmek istiyorum sizlerinde çok iyi anlayacağınız gibi Ak maji saflığı ve doğruluğu , Kara maji ise kirliliği ve kötülüğü temsil eder hatta varsayımlara göre Nuh Tufanıda(Kayıp Kıta Mu’nun ve atlantisin batışı) bu iki güç arasındaki büyük çarpışmadan dolayı oluşmuş ve dünyanın mevcut dengesini bozarak böyle büyük bir felakete sebep olmuştur.

Dinler tarihi birlikte bu maji okullarıda kendilerini gizlemeye başlamış ve adeta yeraltına çekilmiştir. Çünkü majistik güçleri olan bir çok kişi tarih öncesinde tanrılaştırılmıştır. Sümerlerin, Mısırlıların ve Yunanlıların mitolojik tanrılarının çıkış noktalarıda bu kişilerdir. Normal insanların kendi akılları ile algılayamadıkları durumlarda bu güce sahip olan kişileri göstermiş oldukları onlara göre mucizevî olaylarla ölümsüzleştirmişlerdir. Aslında dinler tarihi ile majistik uygulamanın değil majistik uygulama sonucu insanların tanrılaştırılmasına karşı çıkmıştır ve çözümüde bu okulları kapatmakta veya gizlemekte bulmuştur. Bir çok din içinde çeşitli isimlerde majistik öğretileri öğretmeye devam etmektedir. İnsanoğlunun içindeki gerçeği keşfederek yaradanı bulma ve ona ulaşma isteği olduğu sürece bu uygulamalarda devam edecektir. Maji öğretileri günümüzde halen öğretilmeye devam etmektedir ve devam edecektir. Maji ile ilgili daha sonraki yazılarımda daha fazla ayrıntıya girmeye çalışacağım.

Bilinmeyen sadece sizin farkında olamadıklarınızdır.

Saygılarımla.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir