Ana Sayfa / Kişisel Gelişim / İçinizdeki Özgürlüğü Keşfedin

İçinizdeki Özgürlüğü Keşfedin

Özgürlük insanın kendini keşfetmesiyle başlar. İnsanoğlu aklında kendi ile ilgili bunca bilinmez ile nasıl özgür olduğunu düşünebilir ki? Ben kimim? Varoluşumuzun sebebi? Bu dünyada ne işim var? Becerilerim, yeteneklerim nelerdir? v.b. Hanginiz aklınızdaki bu bilinmeyenler ile rahat edebilirsiniz, sürekli biçimde bu sizi rahatsız etmez mi? Bu düşünceler beyninizi hapse almışken, vücudunuzun yani maddenin özgürlüğünden bahsedebilirmisiniz. Hayır, bahsedemezsiniz, yaşadığınız her dakika her yerde koşulsuz kendiniz ile birliktesiniz. Yıllarca bize her yerde hayatı sorgulamamayı öğrettiler ve sorgulamak yasaktı, hayat sorgulanmazdı aslında bu kasıtlı bir uygulamaydı ve birçok kişi bu yanılgıya uğradı ve bunu planlayanlar amaçlarına ulaştı çünkü yasaklanan şeylerin insanları cezp ettiklerini biliyorlardı. Bu büyük bir hedef yanıltmadan başka bir şey değildi, insanlar kendilerini tanıyamadan sosyal hayatta dil, din, ırk, parti, futbol takımı vb. adlarda sosyal sınıflara ayrıldı ve bunların özgürlüğü peşinden koştu. Özgürlük diye dünyada yapılan ritüeller aslında insanın kendi esaretini gizlemeye çalışan unsurlardan başka bir şey değildir. Biz kendimizdeki mucizevî gerçeğin farkına varmadan yaşayıp gidiyoruz, asıl özgürlüğün kendimizdeki gerçeği ifşa etmekte olduğunu anlayamıyoruz ve bedenlerimizi bile bile zindanlara karanlık ve bilinmeyen odalara gömüyoruz. Işık görünmeyeni görünür yapar, içinizdeki ışığı ortaya çıkartın ve özgürlüğünüze ulaşın. Hepimizin içinde bir ışık var kendimize ve özümüze dönersek bu ışığı besler büyütürüz eğer dönüp göremezsek karanlıklara gömülürüz. Yaşadığımızı zanneder ama yaşayamadan bir ömrü zindanlarda çürütürüz. Hayata dair ne kadar güzellik varsa bu sizin iç özgürlüğünüzde gizlidir.

Peki, bunu nasıl yapacağız, bunun için öncelikle yukarıda yazdıklarıma inanmanız gerekiyor. Gün içerisinde kendinize zaman ayırın, bu özel bir zaman, kimsenin sizi rahatsız etmeyeceği veya dikkatinizin dağılmayacağı bir yer olmalı. İster yere uzanın, ister oturun hiç fark etmez yeter ki vücudunuz kendini rahat hissetsin. Bunu yaparken ne çok aç, nede çok tok olun yani aklınızın takılabileceği hem içte hem dışta bütün engellerden kurtulun. Sadece kendinize konsantre olun hayatın merkezinin kendiniz olduğunuzu düşünün, yüksek sesle kendinizi eleştirin, kendinizi tanımaya çalışın kendinize en azından böyle bir zamanda dürüst davranın. Kendi hayatınız ile ilgili sorgulayamadığınız her şeyi tekrardan gözden geçirin. İçinizdeki ışığı fark edeceksiniz. Bu sabır ve devamlılık isteyen bir uygulamadır. Üç gün, beş gün deneme ile olmaz, kendi içinizdeki gücü hissetmeye başlayana kadar devam edin. Bir gün içinizdeki muhteşem gücün farkına varacaksınız. Hayatın sizi değil, sizin hayatı yönetmeniz gerekiyor buda öncelikle hayatta yapabileceklerinizi gün ışığına çıkartmanız anlamına geliyor. Ancak bu şekilde özgürlüğünüze kavuşabilecek ve hayatın prangalarını elinize almış olacaksınız.

Özgürlük, en çok onu hak etmek için mücadele verenlere yakışır.

DİĞER YAZILARIM

Sen mi Göremiyorsun Yoksa Ben mi?

Gün boyunca çevremizde bir çok fiziksel engelli ile karşılaşıyoruz. Bunlardan kimisi görme, kimisi yürüme engelli, ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir