Ana Sayfa / Hayatın İçinden / Doğaya ve Kendinize Karşı Açgözlülüğünüzü Yenin

Doğaya ve Kendinize Karşı Açgözlülüğünüzü Yenin

Doymuş bir aslanın yanında yürümek, doymuş bir insanın yanında yürümekten daha güvenlidir.

(Kaostan Ahenge kitabından alıntı)

İnsanoğlu yaratılışından bu yana sürekli olarak daha çoğunu istemiş az olan ile asla yetinmemiştir. Daha çok alabilmek uğruna önce doğaya sonra diğer insanlara zarar vermeye başlamışlardır. Son yıllarda ise özellikle gazetelerin ikinci sayfalarında yayınlanan haberleri takip ediyorsanız, bilezikleri için annesini öldüren gençlerden tutun , üç kuruşluk menfaat için boşanan çiftlerden geçilmiyor. Ekonomi sayfalarında ise dev firmaların daha çok büyümek adına batırdığı küçük işletmeleri, Siyaset sayfalarında aslında tartışılan konunun toplum refahı ile hiç ilgili olmadığı herkesin bir büyük bir rant peşinde koştuğu haberleri var. Sorsanız hepsinin bahanesi aynı ne yaparsın büyük balık küçük balığı yutar diyorlar. Hepimiz bu olayları okuyup bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyoruz ve unutup gidiyoruz olanları aslında bu bir toplumun çöküşü farkında değiliz.

İsteklerimizi kontrol altına alamıyoruz ve bazen istemeden de olsa en yakınlarımıza bile zarar verebiliyoruz. Dünyanın dengesi bozuluyor, her gün haberlerde doğal bir afet ile karşılaşmamak içten bile değil. Ağaçları kesip daha fazla kaçak konut yapmak, fabrikaların zehirli sularını pırıl pırıl denizlere dökmesi, fabrika ve araçların zehirli gazlarının atmosfere yayılması vs. gibi bir çok doğaya kıyım ile aslında ileride doğacak nesillere kıyıyoruz. Onların içlerine çektiği havayı , içtikleri suları bugünden zehirliyoruz. Buna artık bir dur dememiz lazım.

Yiyebildiğimiz kadarını tüketmeliyiz, elimizden geldiğince başkalarına yardım eli uzatmalı ve bu iç huzuru yakalamalıyız. Açgözlülüğümüz yenmeli ve bizden sonra gelecek kuşaklar için daha güzel bir dünya bırakmalıyız. Doğaya saygılı olmalıyız belki değişik bir proje olabilir ve bunun için de güzel bir yer tahsis edilirse her kes kendi çocuğu için bir ağaç dikse ve bu ağaca çocuğunun ismini verse ve bu bir alışkanlık olsa her doğan çocuk ile birlikte bir ağaç dikilse güzel olmazmı? Bence çok güzel olur. Doğaya sarılmazsak aldığımız kadarıyla vermeyi bilmezsek yazık olacak. Benim kızıma, senin oğluna beklide senin torununa da yazık olacak.

Yazık olmadan harekete geçmenin zamanı şimdi yarın değil. Ben bu yazılarıma sağlığım el verdiği sürece devam edeceğim. Belki bir kişi görürde etkilenir, belkide o kişi bir ilkin başlangıcı olur diye.

Saygılarımla.

DİĞER YAZILARIM

Türkiye’de Her Şey Çabuk Unutuluyor

17 Ağustos depremi tüm ulusta kapanmaz bir yara olacağını düşünüyordum. Bütün acılar unutulurdu da bu ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir